⚠️ Uyarı ⚠️
Ağır derece de dram, Travmatik, şiddet konuları içermektedir. Bu kitap 29.01.2025 Tarihinden itibaren tüm hakları saklı olarak bu platformda yayınlanmaya başlamıştır.
Bu kitap bir askeri kurgudur. Güçlü bir kadinin, elinin silah tutmasıyla değil kalem tutmak için yaptığı hayat direnişi anlatmaktadır. Herhangi bir gerçeklik içermemektedir ve tamamen kurgudur. İyi okumalar.
_______
Bölüm 1
İnsan, sevdiğine kıyar mı ?
~Kürşad Kaanalp
__
Yazardan...
Ev, çığlıklarla çınlıyordu. Kadının feryatları duvarlara çarpıp geri dönüyor, hiçbir yere ulaşamadan boğuluyordu. O sesler, evin içinde sıkışıp kalmış bir çaresizlik gibiydi.
Kocasının sert tokatları yüzüne inerken karşı koyacak ne gücü vardı ne de cesareti. Dudaklarından dökülen tek şey yalvarıştı.
“Dur artık… lütfen!”
Ama Necdet’in gözlerinde merhametten eser yoktu. Öfke, bakışlarını karartmıştı. Kadının her sözü, her nefesi adamın içindeki hırsı biraz daha büyütüyordu. Geri çekilmek yerine bir adım daha yaklaştı. Dişlerinin arasından çıkan sesi, soğuk ve keskin bir bıçak gibi kadının içine işledi.
“Hamileyim ne demek lan Berceste? Ben sana çocuk istemiyorum demedim mi?!”
Adamın sert nefesi yüzüne çarptığında kadın ürperdi. İçgüdüsel bir hareketle karnını korumaya çalıştı, kollarını sıkıca sardı. Ama Necdet çoktan kendini kaybetmişti.
Kaçmalıydı. Ne olursa olsun kaçmalıydı. Bu evden, bu adamdan… kurtulmalıydı. Bebeği için...
Necdet bir anda saçlarına yapıştı. Kadını acımasızca sürüklemeye başladı. Kadın, yerde sürüklenen bedenini toparlamaya çalıştı ama adamın sert çekişi buna izin vermedi. Başını geriye doğru zorlayan o kuvvetli eller yüzünden dengesi tamamen kayboldu. Saç diplerinden yayılan acı tüm bedenine yayıldı.
Parmakları çaresizce zemine tutunmaya çalıştı. Tırnakları parkede iz bırakırken, kurtulmak için boşuna bir dayanak aradı.
Balkon kapısının soğuk camı sırtına çarptığında içi ürperdi. Necdet hiç duraksamadı. Kapıyı tek hamlede açtı ve kadını dışarı sürükledi.
Rüzgâr yüzüne sertçe çarptı. Kadın aşağı baktığında midesi bulandı. Yükseklik başını döndürdü ve nefesi daraldı. Göğsü hızla inip kalkıyordu.
“Necdet, ne yapıyorsun? Lütfen, yapma! İki canlıyım ben!”
Kadının sesi titriyordu. Kelimeleri güçlükle çıkarıyordu. Ancak adamın yüzü taş gibi sertti. Gözlerindeki öfke her şeyi gölgeliyordu.
“İyi bak aşağıya!” dedi sert bir sesle. “Üç gün içinde o çocuğu aldırmazsan sonunuzu görürsün!”
Necdet, kadının saçlarını daha sert çekti ve onu balkonun kenarına doğru zorladı. Kısa bir an sonra kadının ayakları yerden kesildi.
Kadının kalbi hızla atmaya başladı ve boğazına düğümlendi.
Kadın, içgüdüsel olarak balkon demirlerine tutundu. Parmakları titriyordu. Tüm gücüyle kendini geriye çekmeye çalıştı. Ancak
Necdet’in sert kavrayışı buna izin vermiyordu.
Necdet, kadının başını aşağı doğru zorladı. Kadının başı dönmeye başladı. Kadının dudaklarından çıkan çığlık geceyi yardı.
“Yapma! Yalvarıyorum, yapma!”
Tam o anda içeriden bir gürültü duyuldu. Kapıya sert bir darbe indi. Ardından bir darbe daha geldi. Kapı şiddetle sarsıldı ve sonunda neredeyse yerinden sökülerek açıldı.
“Ne oluyor lan?!” diye hırladı Necdet.
İçeri