Kitaplar Özellikler İletişim İndir
GÜL ve KÜL
Aşk/Romantizm

GÜL ve KÜL

292Beğeni
4,450Okunma
9 Bölüm
10,977Kelime
55 dkSüre
17.04.2026Tarih
Toprak Kıraç ve Yazgül Doğanlı'nın hikâyesi sizlerle. Keyfili okumlar.

Kaltak karma!


Beş Yıl Sonra…
Toprak Kıraç

Şu karma denen şeyin gerçekten çok ilginç bir eğlence anlayışı var.

Gerçi kızgınlığı da bir tuhaf; o zaman tam bir kaltak gibi davranıyor.

İnsanı paçalarından yakalamaya görsün, tuttuğu gibi acımadan yüzüstü yere çakıyor. Üstelik acıtıyor.
Hem de öyle böyle değil!


Nereden mi biliyorum? Çünkü bana öyle yaptı.


Beş yıl öncesinin acısını mı çıkarmaya çalışıyor, yoksa başka bir derdi mi var, bilmiyorum… Ama yaptığı şey çok ayıp! Hiç yakıştıramadım!


Ne var yani? İnsan hata yapamaz mı? Ben de yaptım. Beni bu hale sokmak yerine gençliğime, cahilliğime verse olmaz mıydı? İlla ağzıma sıçması mı lazımdı?

Ne? Şu an neden bahsettiğimi bir türlü anlayamıyor musunuz?

Tamam, o hâlde içeceklerinizi alın ve arkanıza yaslanın. Beni pek mutlu etmese de, sizin keyfinizi yerine getireceğinden emin olduğum bir hikâye anlatacağım.

Neye dayanarak mı bu kadar emin konuşuyorum?

Hadi ama yapmayın!
Birçoğunuzun hakkımda neler düşündüğünü zaten biliyorum ama sizi temin ederim; yanılıyorsunuz.

Ben, öyle bir adam değilim. Hem de hiç!

Yine de bu konuda sizinle tartışmaya hiç niyetim yok. Onun yerine bir an önce anlatmaya başlayacağım.


Nasılsa bir müddet sonra siz de benimle aynı fikirde olacaksınız!

Arkadan üçüncü sıradaki masada, cam kenarında oturan şu iki dövmeli adamı görüyor musunuz? Takım elbiseli olanlar, hani…

Evet, gördüğünüz gibi, yakışıklı ve esmer olan benim. Benden birazcık daha az yakışıklı görünen sarışın ise en yakın dostum Oleg Volkov…

Önemli bir iş yemeği için buradayız ve grand tuvalet giyinmiş misafirlerimizin bize katılmasını beklerken, oradan buradan konuşuyoruz.

Gallada… Normalde ne Oleg’in ne de benim yemek için tercih edeceğimiz bir mekân değil.

Biz daha çok küçük esnaf seviyoruz ama bir ay önce kocasını toprağa veren Serpil Hanım, buraya bayılıyormuş.

Kendisi kırk yedi yaşında; deyim yerindeyse taş gibi bir hatun.
Söylentiye göre, kocası Şükrü Bey gece kalp krizi geçirmiş ve huzurlu uykusundan uyanamadan tahtalıköyün yolunu tutmuş.


Yersen.

Olayın aslı şu: Yetmiş sekiz yaşındaki Şükrü Kızılçam, otele attığı yirmili yaşlarındaki dört kıza rezil olamamak için –artık nasıl mümkün olacaksa o– bir takım cinsel güç arttırıcı ilaçlardan kokteyl yapıp gömmüş, sonra da “Hık, mık” deyip gebermiş.

Neyse, bizi ilgilendiren kısım bu değil. Herkesin nasıl öldüğünden bize ne canım.Sonuçta herkes tercihlerini yaparken özgür.

Bizim ilgimizi çeken şey, sevgili –teneşir paklayan kocacığından nefret eden– Serpil Hanım’ın elindeki hisseler.

Öfkeli ve parmaklarının ucunda bir düzine hisse tutan orta yaşlı kadınlar, fena tehlikeli olabilir. Özellikle de şirketin sahibi olduğunu sanan ilk eş ve çocukları için…

Eğer şansımız yaver giderse, bu gece onunla anlaşmayı ve elindeki o güzelim hisseleri bize satması için ikna edebilmeyi umuyoruz.

Bunu başarabilirsek, yüzde elli ikilik hisse sahibi olarak şirketin tüm kontrolü bize, yani Bratva’ya

📖 Uygulamada Oku
App Store Google Play