“Bunun zor olduğunu biliyorum Kılıç. Ama sorumlu olduğumuz insanlar var. Bu düşmanlı hiç bitmeyecek ve her ne kadar hoşuna gitmeyecek olsa bile bunu yapmamız gerekiyor.” Diye söylenen babasına koyu mavi gözleri ile bakan Kılıç, derin bir nefes verdi. Bu oldukça zor bir karardı ve ne hissedeceğini ne söyleyeceğini pek bilmiyordu.
Kılıç Atalay, Arnavutluk’un önde gelen en büyük iş adamlarından biriydi. Yer altı dünyasında yanı bu karanlık dünyada oldukça çok düşmanı olduğu gibi canını yakanlarda olmuştu. Arnavutluk’un tüm alışveriş merkezlerinden sorumlu oydu. Ülkenin neredeyse tüm alışveriş merkezleri onun ailesine aitti ve bu imparatorluğu yönetmek sandığı kadar kolay fakat değildi. Genç adamın mesleği bu değildi. O el sanatı olan takı yapımını daha ilgi çekici buluyordu. Bunun için bir mücevher markası bile kurmuştu. Ama sadece sevdiklerine değer verdiklerine kendi takı tasarlıyordu.
2 yıl önce abisi Asil Atalay, uğradığı bir saldırıda ölmüştü. Ölümü cidden tüm Atalay ailesinde büyük yas yaratmıştı. Henüz bir aylık olan oğluna bile doyamadan ölen abisi için 2 yıl geçmiş olmasına rağmen genç adam hala yas tutuyordu. Fakat, bu ölümler bir türlü bitmiyordu. Yıllar önce başlayan bu düşmanlık artık bitmeliydi. Çünkü artık sınır aşmış ve Dağdelen ailesi ile olan savaşı yüzünden diğer düşmanları da fazlasıyla artmıştı. Her cephede savaşması zordu ve bu iki büyük ailenin artık düşman kalmaması gerekiyordu. Yani bir barış evliliği yapılmalıydı. Bunun içinde genç adam seçilmişti. Ailenin lideri ile diğer ailenin liderlerinden birinin kızı evlenecekti. Bu gerçekten zordu. Genç adam derin bir nefes vererek
“Bu aileden akacak olan kanları durduracaksa yapılması gereken yapılsın. Ama o aileden evlenecek olduğum kızı ben seçeceğim. Hayatımı paylaşacağım kadını bir barış evliliği bile olsa onların tercihine asla bırakmam. Onun için Dağdelen ailesinin evlenilecek kızları kimler? Her birinin bir dosyasını istiyorum. Her birini bizzat görmeye gideceğim. Ben hangisine evet dersem o olacak” diyerek söylediğinde Babası Harun Atalay, başını tamam dercesine sallayarak
“Bu hakkın. Tüm ailenin evlenme çağına gelen kızlarının resimleri burada. Kararını verdikten sonra bana söylersen masada konuyu açacağım ve gerekli olan bilgilendirmeyi yapacağım” diye karşılık verdikten hemen sonra Harun Atalay, derin bir nefes verdi ve
“Kılıç oğlum. Kararını en olurundan yana kullanacağını biliyorum. Bunun için zamana ihtiyacın var onu da biliyorum fakat, bu süreyi fazla uzatamayız.” Diyerek ona söylenen babasına içinde tüm Dağdelen ailesinin kızlarının resimlerinin bulunduğu dosyayı eline alana Kılıç, oturduğu koltuktan kalkarken
“Uzun sürmez baba” diyerek babasının çalışma odasından çıktı. Sonra adımları kendi çalışma odasına doğru ilerledi ve odasına girdikten hemen sonra masanın sandalyesine oturarak elinde olan dosyayı, yapmaya devam ettiği kolyenin