Bölüm 1: Arkadaşmışız Gibi Davranma
——
[Ürünümüzü kullandığınız için teşekkür ederiz. Taranıyor... lütfen bekleyin.]
[Tarama tamamlandı. Kimlik: SH13***313, onaylandı.]
[İsim: Tolga Gamsız.]
[Cihaz: Standart tek kişilik kapsül, Model NL2055. Anormal bir harici donanım tespit edilmedi. Kalp ve akciğer fonksiyonları normal. Sinir bağlantısı hazır. Lütfen bağlantı modunu seçin.]
[Uyku Dışı modu seçildi.]
[Ayarlanıyor...]
[Ayarlandı. Lütfen oyuna hemen başlamayı veya önceki menüye dönmeyi onaylayın.]
[Program başlatıldı. Oyununuz on saniye içinde başlayacak.]
Geri sayımın ardından, Tolga Gamsız anında oyuna giriş yaptı. Kendini asansör kabinine benzeyen ama üzerinde hiçbir düğmenin bulunmadığı bir yerde buldu. Sağdaki duvarda otuz iki inçlik dokunmatik bir ekran, kapıların tam karşısında ise oyuncuların kendilerini baştan aşağı görebilecekleri boydan boya bir ayna vardı.
Tolga aynadaki aksini süzdü. Artık yüksek çözünürlüklü, 3 boyutlu bir bilgisayar grafiğinden ibaretti; üzerinde sıradan siyah, uzun kollu bir tişört ve kumaş pantolon vardı. Karakterin yüzü, gerçek hayattaki görünümünün neredeyse aynısıydı. Boyu bir seksenin biraz altındaydı; kuş yuvasını andıran dağınık saçları, yüzünün yumuşak, feminen hatlarını örtüyordu.
Dördüncü Nesil Optik Bilişim Teknolojisi sayesinde, oyuncuların sinir sistemleri doğrudan oyuna bağlanıyor ve bu da her şeyi beş duyularıyla, gerçeğe en yakın şekilde deneyimlemelerini sağlıyordu. Yine de oyunun grafikleri halen 3 boyutlu bir modellemeden ibaretti; henüz o tam "gerçeklik" hissine ulaşabilmiş değildi.
"Giriş alanına hoş geldiniz. Aşağıdaki oyunların tamamı Dream Inc. ürünleridir. Lütfen seçiminizi yapın."
Sistemin sesi kulaklarında yankılandığında, yanındaki dokunmatik ekranda ikonlar belirdi. Oyuncular, oynamak istedikleri oyunu buradan seçebiliyorlardı.
"Vay canına, bütün bu ihtişamlı giriş ekranını tek bir oyun için kurmuşlar. İleride daha fazlasının geleceğini mi ima ediyorlar acaba?" diye geçirdi içinden Tolga ve ekrandaki tek oyunun ikonuna dokundu: Kâbuslar Âlemi.
"Oyuncuların kayıt olabilmesi için on altı yaşını doldurmuş olması gerekmektedir. Kalp rahatsızlığı, zihinsel bozukluk veya benzeri hastalıklara sahip oyuncuların bu oyunu oynaması tavsiye edilmez."
Sistem sadece bu uyarı metnini ekranda göstermekle kalmadı, aynı zamanda yüksek sesle okudu. Ardından ekranda üç farklı düğme belirdi: 'Kaydı Onayla', 'İptal' ve göz alıcı bir renkle vurgulanmış olan son seçenek, 'Genel Sorumluluk Reddi'.
"Zihinsel bozukluk mu?" diye düşündü Tolga. "Şuna bir göz atsam iyi olacak."
Üçüncü ikona dokunmasıyla birlikte ekranda adeta bir harf labirenti belirdi. Sağdaki kaydırma çubuğunun küçücük boyutuna bakılırsa, bu Genel Sorumluluk Reddi gerçekten de destan uzunluğundaydı.
Normal insanlar oyun oynarken şartlar, koşullar veya açıklamalar gibi şeylerle karşılaştıklarında, yüzde sekseni ya menüyü doğrudan kapatır ya da hızlıca en alta kaydırıp 'Kabul Ediyorum' tuşuna basardı.
Ancak Tolga Gamsız 'normal' bir insan değildi.
Bu yıl yirmi dördüne basmıştı. Mesleği yazarlıktı; hayatı dedektif romanlarından ibaretti. İnsanlar ona ne iş yaptığını sorduğunda genellikle kendisine "Sanatkâr" ya da "Büyük Yazar" diye hitap edilmesini isterdi. Ancak onun en dikkat çekici özelliği