Kitaplar Özellikler İletişim İndir
Küllerin Ardında
Genel

Küllerin Ardında

46Beğeni
949Okunma
13 Bölüm
34,847Kelime
2 saat 54 dkSüre
19.12.2025Tarih
"Hayat, bazen en güvendiğin yerden kırılmak, bazen de hiç tanımadığın bir karanlıkta yeniden doğmaktır."
İnsan kaç kez veda eder geçmişine? Kaç kez yıkılır kurduğu hayaller ve kaç kez yeniden ayağa kalkma gücü bulur kendinde?
Vera için zaman, on yedi yaşının o masum baharında durmuş gibidir. Verilen sözlerin, mühürlenen yeminlerin ve ansızın gelen bir ihanetin gölgesinde; o saf genç kız gitmiş, yerine sessizliğe bürünmüş bir kadın gelmiştir. Yıllar, üzerine bir ölü toprağı gibi serpilirken; Vera artık sadece nefes almanın hayatta kalmak olmadığını öğrenecektir.
Fakat kaderin, yarım kalan hikâyeler için her zaman başka bir planı vardır.
En güvenli sandığı sığınakların bile yerle bir olduğu o fırtınalı gecede; Vera kendini hem bir suçun hem de imkânsız bir ittifakın tam ortasında bulur. Kaçtığı geçmişi ile yüzleşmek zorundayken, hiç tanımadığı bir elin uzattığı o tehlikeli ama kurtarıcı teklife "Evet" demekten başka şansı kalmamıştır.
Sevgi mi daha ağırdır, yoksa vicdan mı?

Giriş

'' Sessiz bir çığlık, atılan her yumruktan daha gürültülüdür. Çünkü o çığlık, bir kadının tüm umutlarının mezar sesidir.''


Ankara'nın gece yarısından sonraki yüzü, gündüzün gürültüsünü unutturacak kadar acımasızdır. Yağmur değil, insanının ruhuna işleyen bir nem bu. 

Nefesim buğu olup dağılırken, her buharlaşan zerresiyle beraber umudum da uçup gidiyor gibiydi. Ayaklarım ıslak asfalta mıhlanmıştı sanki.

Her adım, ciğerimde yanan bir ateş, bacaklarımda patlayan bir sancıydı. Ama durmak yok.Durursam, arkamdaki o ayak sesleri beni yakalayacak. 

O hiddetli, dengesiz, sarhoş adımları tanıyordum.Bir yıl boyunca o adımların eve yaklaşmasıyla kalbim yerinden oynadı. Şimdi ise kaçıyordum onlardan. İçgüdüsel,kör,çaresiz birkaçış.

''Bırak şu saçmalığı Vera! Nereye kadar kaçabilirsin samıyorsun?'' 

Sesi dar sokakta yankılandı,beton duvarlardan sekip bana çarptı. Bir an tereddüt ettim, o an yetmişti. Sağa saptım, bir çıkmaz sokağın karanlık ağzına doğru.


Aptallık.Saf, panikten gözü dönmüş bir aptallık. Dönüp arkama baktım, onu gördüm. Sokak lambasının sarı ışığı, yüzündeki çarpık gülümsemeyi ve gözlerindeki o bulanık, sahip olma hırsını aydınlatıyordu. Yanağımda, onun patlattığı tokatın izi hala yanıyordu.

"Bitti," diye homuurdandı,bana doğru adım atarak. "Oyun bitti." Sırtım duvara değdi. Soğuk beton, kazağımın ardından omurgama işledi.

Çıkış yoktu. Ellerim titreyerek karnıma gitti,orada, gözle görülmeyen ama her an varlığını hissettiren birşey vardı. Kimseye söyleyemediğim, henüz kelimelere dökemediğim bir sır. Ona söyleyemezdim.Asla.

"Lütfen," diye fısıldadım, sesim bir rüzgar hışırtısından farksızdı. "Ali,lütfen git."

Güldü. Sesinde zafer ve zorbalık vardı. "Gitmek mi? Seni böyle bırakacağımı mı sandın?" Daha da yaklaştı. Rakı ve küf kokusu burnumu doldurdu. Elini kaldırdı.

Ve o anda ...

" O elini indir, yoksa belanı sikerim!"

Ses.Bir yıldırım gibi çaktı karanlığı yırtarak. Ama bu, gökyüzünden gelen bir yıldırım değildi. Bu ses... Bu ses yerin yedi kat altından, zamanın derin bir kuyusundan, rüyalarımın en kuytusundan geliyordu.

İmkansızdı.

Başımı, sanki boynuma ağır bir taş bağlamış gibi yavaşça çevirdim. Sokak girişinde, ışığın ve gölgenin sınırında bir siluet duruyordu.

Zaman çatladı, parçalandı,durdu.

Gözlerime inanamadım.Ama işte oradaydı. Aynı duruş. Aynı gölge düşme şekli. Her şey aynıydı.

Poyraz.

Dünya sessizleşti. Ali'nin küfürleri, kendi azgın kalp atışlarım,şehrin uzaktan gelen uğultusu... Hepsi silindi.Sadece o vardı. Ve beynimde çakan şimşekler. 

Burda ne yapıyor? Bu saatte? Bu mahallede? Beni mi takip ediyordu?

İçimde bir fırtına koptu. Beş yıl. Beş yılımın her anı, her kahkahası, her "seni seviyorum" fısıltısı, o parkta geçirdiğimiz son yaz, elimi tutuşu, gözlerindeki o sonsuz güven. Hepsi,bir sel gibi üzerime aktı. Sonra, o son gün. Acı.

Kemirici, içimi oyan, beni intiharın eşiğine getiren o keskin acı. Ve ondan sonraki her boş gün,her zorla gülümseme,her "geçti" yalanı. Ve şimdi, tüm bunların ardından, kendimi en rezil, en korkmuş, en çaresiz halimle bulduğum anda, karşımda yine o vardı. Zaman onu da değiştirmişti.


Yüzü daha

📖 Uygulamada Oku
App Store Google Play