Kitaplar Özellikler İletişim İndir
MARAZOĞLU
Aşk/Romantizm

MARAZOĞLU

2Beğeni
1Okunma
1 Bölüm
3,749Kelime
19 dkSüre
24.06.2026Tarih
"Bazı kızlar masallardan düşer... bazılarıysa cehennemden çıkar."

MARAZOĞLU size bir peri masalı anlatmayacak.

Bu sayfalarda prensler yok.
Mutlu sonlar yok.
Kurtarılmayı bekleyen kahramanlar hiç yok.

Sadece ateş var.

Ve o ateşin ortasında, küllerinden yeniden doğmayı öğrenen insanlar...

Karayel Geçidi'nde başlayan bu hikâye, yalnızca bir geçidin değil; kalplerin, sırların ve geri dönüşü olmayan seçimlerin nasıl alev alev yandığını anlatıyor.

Burada herkes yanar.
Kimi aşkından,
Kimi öfkesinden,
Kimi de sakladığı gerçeklerden...

Şimdi kendine tek bir soru sor:

Ateş seni yakar mı, yoksa sen mi ateşe dönüşürsün?

Hazır ol.

Çünkü bu, ateşte yananların hikâyesi...
Ve bazı yangınlar asla sönmez. 🔥

0.0 | Marazoğlu

2020 - İstanbul / Tarabya

Saat 22.56

Sırtında taşıdığı çantanın ağırlığını ilk defa görmezden gelen bedeni, kalbinde taşıdığı ağırlığı ilk defa hissediyordu. Tek şikayeti her sabah ağır olan çantasını taşımak olan genç kız, ilk defa o çantayı söylenmeden taşıyordu.

Ezbere bildiği yolda, her adımı yokluğa çıkıyordu sanki. Geceyi aydınlatan ay, sırtına düşen ışığıyla ona eşlik ediyordu. Gündüzleri tanıdığı sokaklar şimdi yabancıydı; sanki hiç yürümemiş, okula geç kalmamak için hiç koşturmamış gibi. Bedenini saran mont, gecenin ayazına karşı yetersizdi ama o bunu umursamadan, dolan gözlerini etrafta gezdiriyordu.

"Ben ne yapıyorum?"

Kendine sorduğu bu soru çoktan geç kalmış bir cevabı bekliyordu. Evinden uzaklaşmıştı. Babasının attığı tokat çoktan soğumuş, ama yüzünde yankısı hâlâ sıcaktı. İnce uzun parmakları, kızardığını bildiği dolgun yanaklarına gidince acı yeniden uyanmıştı. İlk kez babasına karşı gelmek istemişti; ama sonucu bir tokat olmuştu. Geriye sadece hayal kırıklığı kalmıştı.

"Elma yanaklım" derdi babası, her gün o yanaklara öpücük kondurur, şefkatle sıkar, severdi. Ama bu defa o sevdiği yanaklara vurmuştu. Bir insan sevdiğine nasıl vururdu? Nasıl kıyardı?

Gözlerinden süzülen yaşlara engel olmaya çalışmadı. Sadece bekledi. Belki öfkesi geçer, kendisi de eve dönerdi. Biliyordu, babası ona isteyerek vurmazdı. Her gece masal anlatan adam, ona kıyamazdı.

Yine de... neden bu kadar zoruna gidiyordu?

Babası, başka bir kadın için vurmuştu ona. Annesinden sonra âşık olduğunu söylediği bir kadın için... Hani insanlar sadece bir kez âşık olurdu? Kalp, nasıl olur da ikinci kez sevebilirdi?

Genç kız bunu belki de gençliğinden, hayatı tam anlamıyla tanımadığından anlayamıyordu. Ama yine de kabul edemiyordu. Babasının, bir başkasıyla annesinin yokluğunu hiç dolduramayacak biriyle evlenmesini kabullenemiyordu. Buna itiraz ettiği için aldığı tokat, bedeninde bir iz bırakmamıştı belki ama kalbinde yankılanan acı... O, derin bir yangındı. Öyle ki, ruhuna düşen külleri hissedebiliyordu.

Başını yana çevirdiğinde, sokak lambasının loş ışığında taş duvara yansıyan gölgesini gördü ve irkildi. Kalbinin çarpıntısı hızlandı; panikle adımlarını sıklaştırdı. Gündüz vakti avucunun içi gibi bildiği bu semt, şimdi bir yabancı gibi uzaktan bakıyordu ona. Belki de daha önce hiç gece yarısı bu sokaklarda olmamıştı.

Ara sokaktan çıkıp caddeye adım attığında, karşısına semtin içindeki büyük orman parkı çıktı. Her sabah okul yolunda geçtiği bu park, şimdi bambaşka görünüyordu gözüne. Eskiden hayat dolu gelen ağaçlar, şimdi suskun ve tehditkârdı.

Park yoluna serpiştirilmiş sokak lambalarının çoğu yanmıyordu; yananlar da sanki her an titreyip sönecekmiş gibiydi. Genç kız tereddütle parkın girişine göz gezdirirken, arkasından bir kahkaha yükseldi. Beklemediği bir anda sıçradı. İki kız ve iki erkek, ellerinde biralarla yanından geçerken yolun kenarına çekildi çarpmamak için. Yine de içlerinden biri genç bir kız omzuyla sertçe çarptı ona. Düşmemek

📖 Uygulamada Oku
App Store Google Play