Kitaplar Özellikler İletişim İndir
Tan Vakti
Aşk/Romantizm

Tan Vakti

37Beğeni
471Okunma
11 Bölüm
47,828Kelime
3 saat 59 dkSüre
12.10.2025Tarih
Karaca bir ergen psikiyatristidir. Amerika'da çalışırken aldığı özel bir teklif üzerine İstanbul'a gelir; burada özel bir hastaya terapi vermesi istenir. Ancak gelen hastanın, zamanında her şeyini geride bırakarak terk ettiği eski sevgilisinin kardeşi olduğu ortaya çıkar.
Bir dönem Karaca tüm ailesiyle ve sevgilisiyle bağını koparmak zorunda kalmış, kimliğini değiştirip ortadan kaybolmuştur. Geri döndüğünde ise eski sevgilisi Atilla Tan ondan nefret etmektedir. Fakat kardeşinin iyileşmesi için tek çare yine Karaca'dır.
Zamanla Atilla, Karaca'nın yıllardır sakladığı sırları öğrenmeye başlar. Aralarındaki nefret yerini yavaş yavaş aşka bırakırken, geçmişin gölgeleri ve gerçeklerle yüzleşmek zorunda kalırlar.
Karaca, gerçeğin ve "gerçek sandıklarının" arasında kalmışken, Atilla ile yeniden kurduğu bağ onu hem güçlendirecek hem de sınayacaktır. Geçmişin ihanetleri, aile sırları ve yanlış anlaşılmalar ikisini yeniden aynı çizgide buluşturur. Ancak bu kez, birbirlerinden çok dünyaya karşı

Giriş

Merhaba çiçeklerim 🌸Ben geldim. Yıllar sonra yeniden burada olmak çok heyecan verici. İtiraf edeyim, özlemişim. Yepyeni bir evren ve karakterlerle birlikteyiz. Bildiğiniz gibi ben bir yazar değil anlatıcıyım. Karaca ve Atilla bana hikayelerini anlatmam için geldiler. Ben de onların aşkını anlatmak için masanın başına geçtim.

Çok heyecanlıyım. Bu hikaye bizi üzecek, ağlatacak ama en çok da umuda sarılmamızı sağlayacak. Düşündürecek ve empati kurduracak. Bu bir kurgu değil, başka bir evrende yaşanmış bir aşkın, bir ailenin hikayesidir

Tüm gelişmeler için beni takip etmeyi unutmayın  

Instagramda beni lutarin_ olarak bulabilirsiniz.  

🧡🌅💜

Gece çökerken karanlık ruhuma, Tan Vakti yüreğime aydınlığı getirecek.

"Ve artık aşkları, sustuğu yerden değil... birlikte savaştıkları yerden başlıyor."

 🧡🌅💜

Kırık, yorgun ve ağır.

Jetin penceresinden batmakta olan güneşe baktım. Yıllar sonra buraya yeniden geri gelmek... içimdeki kırık ruhu paramparça etmişti.

İstanbul'daydım.

Bu kadar zor olacağını düşünmemiştim. Bunun sadece bir iş olduğunu ve beni bu denli parçalamasına izin vermeyeceğimi söylemiştim kendime...

Derin bir nefes daha aldım. Jet inişe geçerken denizin üstünde batan güneşi seyretmeye devam ettim. Ne kadar da güzeldi. Gökyüzündeki kızıllıklar banaonuhatırlatıyordu.

Artık aldığım derin nefesler, göğsümün içinde çırpınan kalbimi rahatlatamıyordu. Jet piste indiğinde bedenim bana ihanet edermişçesine titriyordu. Ben burada ne yapıyordum böyle? Gelmiştim. İstanbul'a geri gelmiştim. Hangi düşünce beni buraya geri getirmeye ikna emişti diye düşündüm.

Sen bir psikiyatristsin ve sana ihtiyacı olan genç bir kız var.

Evet, doğru. Ben bir psikiyatristim. Karaca değildim,değil mi?

Buraya Psikiyatrist Alara olarak gelmiştim. Bir görevim vardı. Beni bekleyen, bana ihtiyacı olan genç bir kız vardı ve ben kendi geçmişimin ayaklarıma dolanmasına izin vermeyecektim.

Jet park haline geldiğinde kemerimi çözdüm. Yanımda oturan Mert'in bütün dikkati üzerimdeydi. "İyi misin?" diye sordu sakince. Üzerindeki siyah takım elbisesi onu olduğundan ciddi ve karizmatik gösteriyordu. Onun bu görünüşüne alışkın değildim. Normalde rahat bir tişört ve bol pantolon giyerdi.

"İyiyim," dedim gülümseyerek. "Yolculuk beni yordu."

Mert'in bana anlayışla bakan kahverengi gözleri beni biraz olsun rahatlatmıştı. Birlikte oturduğumuz yerden kalktık ve jetten inmek için hareketlendik. Bizimle ilgilenen hostese teşekkürlerimi ilettikten sonra gözlerimi kapatıp İstanbul'un havasını içime çektim

Gözlerimi açtığımda, ufukta parçalanan kızıllıklar ruhumdaki derin çatlaklardan içeri sızdı. Kendime bu manzarayı seyretmek için birkaç saniye izin verdim. Zihnimde yankılanan sesler acı ve mutluluğun karışımıydı.

İstanbul'daydım.

Gözlerim büyülenmişçesine tan vaktini seyrederken yavaşça merdivenlerden aşağı indim.

"İstanbul'a hoş geldiniz, Alara Hanım."

Beni karşılamak için gelen kişiye kısa bir bakış attım. Kafamı salladım. "Hoş buldum." dedim usulca. İnsanları incelemeyi ve analiz etmeyi severdim ama karşımdaki adama bunu yapmadım. Gözlerimi gökyüzündeki kızıllıktan alamıyordum.Onabakmaktan kendimi alıkoyamıyordum.

Mert'in onlara yaklaştığını ve konuştuğunu duydum. Yürürken yüreğime oturan

📖 Uygulamada Oku
App Store Google Play